Petrol Fiyatı Savaşın Etkisiyle 100 Doları Zorluyor: Gözler TCMB’de
- Petrol Fiyatı Savaşın Etkisiyle 100 Doları Zorluyor: Gözler TCMB’de
- Hürmüz Boğazı Riski ve 150 Dolar Beklentisi
- Üretici ve İthalatçı Ülkelerde Farklı Senaryolar
- Enflasyon Baskısı ve TCMB Faiz Toplantısı Öncesi Beklentiler
ABD, İsrail ve İran arasında sahadaki sıcak savaş durumu, küresel enerji arz güvenliğini tehdit ederek emtia piyasalarında sert fiyatlamalara yol açıyor. Çatışmaların genişlemesiyle brent petrol haftalık bazda %28 oranında artış göstererek 93 dolar oldu. Piyasalar, savaş halinin uluslararası tedarik zincirlerine ve enerji altyapısına verebileceği olası hasarları fiyatlamaya devam ediyor.
Hürmüz Boğazı Riski ve 150 Dolar Beklentisi
Savaşın enerji piyasaları üzerindeki en büyük risk unsuru, küresel deniz yolu petrol ticaretinin en kritik geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı olarak öne çıkıyor. Bölgedeki çatışmaların bu rotayı sekteye uğratması, küresel çapta bir arz şoku senaryosunu gündeme getiriyor. Enerji uzmanları, Hürmüz Boğazı’nın uzun süre kapalı kalması halinde arzın daralacağını ve petrol fiyatlarının 120, hatta 150 dolar seviyelerine doğru hareket etmesinin sürpriz olmayacağını vurguluyor. Özellikle hafta sonu sahadaki çatışmaların şiddetlenmesi durumunda, önümüzdeki hafta başı itibarıyla brent petrolde 100 dolar sınırının hızla aşılabileceği uyarısı yapılıyor.
Üretici ve İthalatçı Ülkelerde Farklı Senaryolar
Hem brent hem de ham petrol fiyatlarında yaşanan bu yukarı yönlü sert eğilimin makroekonomik yansımaları, ülkelerin enerji dengelerine göre keskin bir ayrışma yaratıyor. Bu tablo, petrol ihraç eden ülkelerin ihracat gelirlerini artırarak bütçelerine pozitif bir katkı sağlarken; enerji ihtiyacında dışa bağımlı olan ithalatçı ülkeler için maliyet enflasyonunda yükselişi kaçınılmaz kılıyor. Fiziki piyasadaki daralma beklentisini şimdiden satış stratejisine dahil eden Saudi Aramco’nun, Asya pazarına sağladığı petrolün varil fiyatında nisan ayı için 2,5 dolarlık artışa gitmesi, ithalatçı ülkelerin karşılaşacağı ağır maliyet yükünün en somut göstergesi konumunda.
Enflasyon Baskısı ve TCMB Faiz Toplantısı Öncesi Beklentiler
Enerji maliyetlerindeki bu ani şok, uluslararası piyasalardaki dezenflasyon sürecini tehlikeye atıyor. Başta Fed faiz indirimi beklentisi olmak üzere, küresel merkez bankalarının yol haritaları bu yeni enflasyonist baskı nedeniyle revize edilme riski taşıyor.
Yurt içi piyasalarda ise gözler önümüzdeki hafta gerçekleştirilecek olan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz toplantısına çevrildi. 12 Mart 2026 faiz kararında normal şartlarda iki hafta öncesine kadar piyasalarda TCMB’nin faiz indirimine gitmesine kesin gözüyle bakılıyordu. Ancak savaşın patlak vermesi ve petrol fiyatlarındaki sert yükselişin enflasyonu yeniden yukarı doğru tehdit etmesi, makroekonomik beklentileri hızla değiştirdi.
Artan enerji maliyetlerinin enflasyon üzerindeki olası etkileri nedeniyle, piyasada TCMB’nin faiz indirimi yapmadan toplantıyı pas geçmesini bekleyenlerin sayısı oldukça yükseldi. Mevcut jeopolitik riskler, ithalat maliyetlerindeki artış ve emtia fiyatlarındaki oynaklık, TCMB’nin mevcut faiz indirim döngüsüne bu toplantı itibarıyla son verebileceğine işaret ediyor.




