Özellikle son dönemde bir çok ülke ekonomisi için sorunlar oluşturmakta olan enflasyon kavramının ne olduğunu açıklamaya çalışacağız. Enflasyon nedir sorusunun cevabını tanımlamak oldukça sıradan bir tabirle fiyatların yükselişi anlamına gelmektedir. Tabi biz bugün enflasyonun kelime anlamı ile yetinmeyip enflasyon nedir, enflasyon neden oluşur, enflasyon nedenleri nelerdir, enflasyonun hangi oranda olması iyi algı oluşturur gibi soruların tümüne cevap bulabileceğiniz enflasyonla ilgili bir yazı dizisi oluşturduk.

Enflasyon Nedir ?

Enflasyon , bir ülkedeki satın almış olduğumuz ürün veya hizmetlerin süreli olarak belirli zamanlarda artmasıdır. Bir başka deyişle enflasyon, mal ve hizmet fiyatlarının belirli zaman diliminde yükseliş eğiliminde bulunması olarak da tanımlanabilir.

Sadece artma yönelimine Enflasyon denilmemekle birlikte fiyatların belirli süreler içerisinde azalması da enflasyon kategorisine girmektedir. Bir mal veya hizmetin satış fiyatının sürekli artması enflasyon demek değildir. Enflasyonda her artışın yüzde olarak bir oranı bulunmaktadır. Örnek verecek olursak aylık enflasyon oranı %2 ise fiyatlar genel olarak önceki aya göre %2 olarak artmıştır. Bu oran sadece bir mal veya hizmetin artış oranına göre değil ; tüm hizmetlerin artışındaki veya azalışındaki genel ortalamasına göre belirlenir.

Daha iyi anlamanız için Enflasyon ile ilgili  genel bir örneklendirme yapalım ;

100 lira üzerinden Yıllık Enflasyon olarak bir örneklendirme yapacak olursak , Enflasyon oranı %3 arttığında , paranın satın alma gücünde azalma olacak ve geçen sene 100 liraya aldığımız ürünü bu sene 103 TL ye almış olacağız. Mal ve hizmetlerin fiyatları Enflasyon artışına uğradığında geçen sene daha ucuza almış olduğunuz malları veya hizmetleri aynı ücreti ödeyerek almanız mümkün değildir.

enflasyon nedenleri nelerdir, maliyet enflasyonu ve talep enflasyonu nedir

Enflasyon Nedenleri Nelerdir?

Bu konu üzerinde 2 tane teori bulunmaktadır. İktisatçılar Enflasyon Nedenleri konusunu uzun uzun tartışsalar da bu konu hakkında kesin bir teori üretememişlerdir.

  1. Teori : Ülkedeki satın alma gücünün fazla olduğu ve herkesin refah seviyesinde yaşadığı bir toplumda , haliyle arz talep dengesinde bir orantısızlık olacak ve kaynağa ulaşım para yönünden kolay olduğundan talep daha fazla olacaktır. Talep fazla arz ise düşük kalınca piyasadaki malların fiyatı artacak ve bu şekilde enflasyon oranları yükselmiş olacaktır.
  2. Teori : Şirket maliyetleri ve vergi yükümlülükleri arttıkça , şirketler de karlarını korumak için fiyat artırımına gidecek ve dolayısıyla enflasyon artışı yaşanacaktır.

Enflasyon türleri genel anlamda ikiye ayrılmaktadır. Bunlar maliyet enflasyonu ve talep enflasyonu olarak işlenmektedir. Talep kökenli enflasyonu ve arz kökenli enflasyonu da kısaca açıklayarak enflasyon konusunun nedenlerini daha ayrıntılı bit şekilde işlemiş olalım.

Talep Kökenli Enflasyon : Arzın değişmediği durumlarda talebin artması ile oluşan enflasyon tipine talep kökenli enflasyon denilmektedir. Yani üretilen ürün miktarı sabitken vatandaşların talebinin yükselişi talep enflasyonunu oluşturmaktadır.

Talep kökenli enflasyonu zihinlerimizin daha iyi algılaması için bir örnekle açıklamaya çalışacak olursak; bir ülkede günde 10.000 adet ekmek üretimi yapıldığını ve bu ekmeklerin 1 lira 25 kuruş üzerinden satışının yapıldığını ve bu ekmeklerin tümünün aynı gün tüketiciler tarafından satın alındığını düşünelim. Bir sonraki dönemde ise ekmek üretiminin yine 10.000 adet olduğunu ve aynı fiyattan satışa sunulup tükendiğini ancak tüketicilerin daha fazla ekmek talep ettiğini düşünelim. Burada ülkedeki ekmek max üretilebilen ekmek sayısı 10.000 adet iken talep edilen ekmek sayısı 10.000 adetten fazla olunca ya üretilen ekmek miktarının arttırılması gerekmektedir ya da üreticiler fazla talebi değerlendirmek adına ekmek fiyatını arttıracaklardır. Bu nedenle 10.000 adet ekmek bir sonraki dönemde 1,25 kuruş yerine 1,35 kuruştan satılmaya başlanacaktır. Bu sayede de tüketicilerin alım gücü düşmüş olacaktır.

enflasyon nedir, enflasyon nedenleri nelerdir

Sonuç olarak arz kaynaklı enflasyon yani talep kökenli enflasyon oluşmuş olacaktır. Tabi bu oldukça sıradan ve basit bir örnek olduğu için neden ekmek üretimi arttırılmıyor diyebilirsiniz ve haklısınız ekmek üretimi arttırılabilir ancak her mal ve hizmetin üretimini arttırmak ekmek üretimini arttırmak kadar kolay olmadığı için bir çok hizmet ve malın fiyatında artışlar yaşanmaktadır. Bu durumda da enflasyonu körüklemekte ve bu tür enflasyona da talep enflasyonu denilmektedir.

Maliyet Kökenli Enflasyon : Arz yönlü enflasyon oluşumu ise ülke ekonomisi açısından talep kökenli enflasyondan daha sıkıcı bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır.

Talep miktarı değişmediği halde fiyatların yükseliş eğilimi göstermesi ile kısaca ifade edilebilen maliyet enflasyonun belli başlı sebepleri bulunmaktadır. Bu sebepleri 3 ana başlık altında sıralamak mümkündür.

  • Üretim için yapılan ödemelerde yaşanan artışlar  (Bunlara kira artışı, işçi ücretleri ve genel maliyetler örnek verilebilir.)
  • Girdi fiyatlarında yaşanan yükselişler (Bunlara örnek olarak üretim için kullanılması gereken ara mal, ham madde veya mal fiyatlarındaki artışlar gösterilebilir. )
  • Kurlarda yaşanan yükselişler ( Döviz kurlarında yaşanan yükselişler )

Bunların içinde aslında en önemlisi kurlarda yaşanan yükseliştir. Çünkü döviz kuru yükseldikçe maliyet enflasyonu ister istemez yükselmektedir. Ayrıca 2. seçenekteki artışa sebep olanda döviz kurlardaki artış olabilmektedir. Yurtdışından ithal edilen mal ve hizmetler birlikte, yine döviz kuru ile satın alınan ham madde veya ara malları döviz kurundaki yükseliş hareketi ile pahalılaşacağından ürün mal ve hizmet fiyatlarında artışlar yaşanacaktır. Buda maliyet yönü enflasyonun oluşmasını sağlamış olacaktır.

Türkiyedeki Enflasyon Oranları

Türkiye’de enflasyon oranı uzun yıllardan beri en büyük ekonomik sorun olarak gündemde olmaya devam etmektedir. Bu nedenle de ülkemizde enflasyon, enflasyon canavarı olarak adlandırılmaktadır. Son bir kaç yıldır ise ekonomik sorunların başında gelen enflasyon oranları bir türlü belirlenen hedeflere ulaştırılamamış ve enflasyonda kalıcı bir düşüş sağlanamamıştır.  Enflasyon oranı arttıkça halkın satın alma gücünün azaldığından hem ülke ekonomisine hem de ülke içerisinde yaşayan insanlara bu durumun olumsuz etkileri bulunmaktadır. Türkiye’de ki yıllık enflasyon oranı %10 ile %10.87 arasında seyretmekte ve son dönemlerde sürekli artışlar göstermektedir.

Enflasyon Oranları Kaç Olmalı

Enflasyon oranları kaç olmalı sorusunun yanıtı aslında oldukça karmaşıktır. Öyle ki, enflasyonun her ülkeye yansıma biçimi, olumlu veya olumsuz etki etme biçimi farklıdır. Gelişmekte olan ülkelerde son dönemde enflasyon oranları %1 ve aşağısında seyrederken ülkemizde enflasyon oranı %10 üzerinde çift haneli olarak seyretmektedir. Türkiye gelişmekte olan bir ülke ve dışarıya bir çok ana ve ara mal için bağımlı bir ekonomi olduğundan özellikle döviz kurlarındaki hareketler enflasyonu arttırmaktadır. Nitekim de son dönemde artan döviz kurları enflasyon oranlarında da ciddi anlamda bir yükseliş yaşamamıza sebep olmuştur. Türkiye enflasyon oranı %7 altına düşürmek için çabalarken Avrupa ülkeleri, Amerika ve Japonya gibi gelişmiş ülkeler ise enflasyon oranlarını %2 seviyesine ve bu seviyenin yukarısına çıkarmak için çalışmaktadırlar.